Olmadı… Neden olmadığı hakkında en ufak bir fikrim yok. Tek bildiğim olmadığı… Gidenler gitti, benim payıma gidenlerden kalan koskoca bir boşlukla yaşamak düştü. Ölümü kötü...
Antep’e akşam 10 gibi vardım. Sessiz sedasız doğruca eve gittim. Annemin gözlerinde mutluluk ışık olmuş dans ediyordu. Kardeşlerim...
Karanlık… Ne bir ışık ne bir hayat belirtisi... Sadece kopkoyu bir karanlık… Ne zamandır bu karanlığın içindeyim bilmiyorum....
Bitti. Bittiğini sen de biliyorsun. Bu sayfayı ne diye çevirdiğini kendine sormalısın ya da bu satırlara niye...
Zaman ne set dinler önünde ne de aşılmaz yüce dağlar. Tek hedefi vardır; Akmak... Akıp geçmek... Ne gelir, ne gider umut etmeksizin. Sel mi var,...
Benim de güzel günlerim oldu elbet. Muhasebesi tutulmayan, kayıt dışı görkemli günlerim. Her ne kadar hoyratça geçmiş olsa da zaman, sıcacık, umut dolu günlerim oldu...
23 Ocak 1998'de Tilbe ile hayatlarımızı birleştirdik sade ve çok güzel bir nikâh töreniyle. Mütevazı törenimizin onur konukları Alime ve Ömer, Ahmet ve Yasemindi. Onur...
Bazı zamanlar yazmak dahi bunaltıyor insanı. Özellikle ayrıntıları hatırlamak için mazinin loş koridorlarına dalıp gezinmek insanın canını çok sıkıyor. Hele o yazılacaklar utanılacak şeyler ise…...
Dışarı çıktığımızda hafif sendeledi. Dudağını ısırarak, düştüğü hale gülüyordu. “Hanımefendiler...
97 Aralık… Kıbrıs… Ercan Hava Limanında İstanbul uçağının alana inmesini heyecan ile bekliyorum. Üç gün önce Tilbe telefonda Perşembe akşam uçağıyla geleceğini benimle önemli bir...
- Nasılsın kız, görüşemiyoruz - Aa iyiyim canım ne olsun. Hiç sorma ya. - Önümüzde ki hafta oraya geleceğim İstanbul’a. - İnanmam! Gerçekten mi?...
Tilbe ile görüşmelerimiz yaklaşık bir yıl gibi bir süre zarfı içinde...
Gece… Büyük bir yatak… Ve anlaşılmaz duyguların esareti altındayım. Tilbe’nin odası burası, onlarca bebeğin donuk bakışlarından tanıyorum burasını. Ama çözemediğim bir gariplik var. Şaşkın bakışlarım...
15 Kasım K.K.T.C.’nin cumhuriyet bayramıydı ve de tatildi. Yurdun yarısı bu...
Lefkoşa… Bölünmüş şehir… Bir zamanlar Kıbrıs böyle kurak ve yaralı değildi. Ve adanın en bereketli ovası olan Maserya, adayı yöneten Lefkoşa’yı ak gerdanındaki zarif bir...
Bu kadar üstüme gelmen şart mı Antep? Zaten kendimi yeterince sahipsiz hissediyorum. Tilbe on beş gün diye gitti üç haftadır ne bir ses ne bir...
Ne esrik mevsimler, günler, saatler gelip geçti şu ömrümüzden. Ne yılgın ne yıkık zamanlarım oldu. Şimdi dönüp bakıyorum da ardıma oldubittiden ibaret. Mazi denen uzağın...
1993 şimdi pek anımsayamadığım bir yıldı diyebilirim. O yıl hatırladığım olaylar bir elin parmaklarını geçmez. Bu kısır yılın anılarının tamamına yakını da ilk yarısında gerçekleşmiş...
Benim unutmadığım nice günlerim oldu. Mutlu, hüzünlü ve karamsar… Hayat dedim geçtim, kader dedim kendimi kandırdım, kördüm görülmeyi bekledim, sağırdım duyulmayı… Çok sonraları öğrendim zamanımı...
Geceydi... Ağustos böceklerinin ve kurbağaların manasız şarkılarından başka bir de rüzgârın dudaklarından çıkan hafif bir ıslık dışında her şey sukuttaydı. Hiddetli bir şişe kırılması gecenin...
Bahçe duvarlarının ardında geniş cepheli iki katlı müstakil bir evdi önünde durduğumuz. Koridora benzettiğim taş parkelerden döşeli uzunca bir bahçe girişinden sonra oymalı ahşap cümle...
Güzel ve pırıl pırıl bir yaz gelip geçti, ömür denen defterden bilinmez kaç yaprak düştü. Yaz yerini yavaş yavaş sarı bir sonbahara bıraktı. Ve...
Zaman herkes için akıp gidiyor hiç kuşkusuz. Ve hayat adil değilse, hiç kimseye adil olmamakla bir anlamda adil olduğunu ilan ediyor. Anlasak da anlamasak da...